Dünden Bugüne ”JUPON”

İç çamaşırının tarihine baktığımızda insanların korunmanın yanı sıra vücudu istenilen şekle sokmak ya da sosyal statü belirlemek amaçlı iç giysileri kullandıkları görülmektedir.

Kadınlar yüzyıllar boyu bellerini daraltıp şekillendirirken, vücutlarının diğer kısımlarınıda yapay olarak şişirerek arzuladıkları görünüme sahip olmuşlardır. İç giysilerde kullandıkları korseler ve juponlarla dış giysilere istedikleri şekli vererek estetik buldukları bir görünüme sahip olurken statülerinide vurgulamışlardır.

Daha sonraları yaşam tarzı haline gelen iç giysileri. teknolojiyle birlikte büyük bir sektör haline gelmiştir. Kadın Iç giysilerinden biri olan, iç etek olarak tanımlanan, eteğin bedene yapışmaması yada kabarık durması için kullanılan jupon, Avrupa’da ortaçağın sonlarında ortaya çıkmıştır.

1545’lerden başlayarak, juponlara eklenen ahşap ve tellerle, eteğe yarım küre, çan, fıçı görünümü verilerek aşağıya doğru genişlemesi sağlanıyordu. Beli incelten korselerden sonra kalçalardan aşağıya doğru genişleyen etekler, zamanın modasına uyum sağlamak için kadınlar tarafından çok tutulan bir görünümdü. Kamış ya da balina kemiklerinin yatay satırlar halinde keten gibi sert kumaşlar üzerine dikilmesi ile yapılan bu jüponlar 15 ve 16.yy modasının zirvesini yaratıyordu.

17. ve 18. yy a gelindiğinde yan çemberler adı verilen, ön ve arkadan nispeten düz iken, eteklerin yanlarını genişletmek için giyilen kadın iç çamaşırlarını görürüz.

Velasquez in Mavi elbise eserinde görüldüğü gibi

Eteklerin en çok şekil değişimini yaşadığı 19.yüzyıla geldiğimizde, yüzyılın başında, moda elbiseler borumsu olsa da 1810’larda etekler tekrar genişlemeye başladı1840’lar ve 1850’lerde, kadınların arzuladıkları kubbe şekline ulaşmaları için ortalama 4-6 jupon giymeleri gerekiyordu. Kabarık etek için kullanılan at saçı jupona pamuk veya yünle beraber dokunurdu

Kabarık etekler 1860’larda arkaya yöneldi ve önü düz olan kabarık etekler jupon süngerleri ve tel çerçeveleriyle desteklendi.

1870 lerde kuyruk ve arkadaki dökümler vurgulanırken etek daralmaya devam etti. 1880’e gelindiğinde hacimli juponlar tamamen yok oldu. 1883 te ise 70lerin sarkık kumaşları yerine köşeli ve vücüda dik açılı çıkıntılar veren bir sitille geri geldi. 1884 de ise o zamanlar büyük bir teknolojik yenilik ile oturulduğunda katlanabilen juponlar İngiltere’de üretilmeye başlandı.

1880’lerde, juponlar arkaya doğru yatay bir çıkıntı yaparak abartılı bir görünüm aldı… 1890’lardan itibaren, etek gitgide kalça etrafını sardı ve 1930’ların sonuna kadar mütevazı kalmayı sürdürdü.

1950’lerde, kabarık etekler diz boyunda bir süre gene moda oldu. Günümüzde natürel juponlar eteklerin düzgün görünmesi için kullanılmaya devam ederken; gelinliklerde ve sahne kıyafetlerinde kullanılan hacimli juponlar kadınların prenses olma arzusunu bu özel günlerinde simgelemeye devam ediyor.